16 Ocak 2010 Cumartesi

Akıl Tutulması

Beşiktaş taraftarının Demirören zulmünden sonra bilinç sektesine uğramışlığı muhakkaktır. İnternet aleminde Beşiktaş ile ilgili taraftar siteleri, bloglar, haber siteleri ve nicelerine yorum yapan Beşiktaş'lı taraftarların nasıl bir kafa karışıklığı içerisinde olduklarını bir şekilde anlamaları gerekir. Zira her başarısızlıktan sonra ortaya çıkan "o gitsin", "şu şurda oynasın", bu burda oynasın", "A2 takımından oyuncu alınsın" türü çok bilmişlikler, kendi içinde o kadar ciddi tutarsızlıklar içeriyor ki bir gün sağbek oynasın denilen oyuncu başka bir gün sol açık veya sol bek, forvet oynasın denilen adam sağ açık, gitsin denilerek küfürler yağdırılan topçu da yoklukta tekrardan umut olabiliyor. Ve bu tarz yaklaşımlar defalarca futbol realitesine toslayıp toz buz olmasına rağmen ısrarla devam ediyor, devam ettikçe de bir başkasını tetikliyor ve coşturuyor. Bu ruh halinden uzaklaşması gerekir Beşiktaş taraftarının...

Geçen cumartesi gecesi halk dilindeki adıyla "zulümpiyat stadı"nda oynanan Ziraat Türkiye Kupası'na tutunma maçında Beşiktaş, bu statta daha kendisine maç kaybetmemiş olan İBB'yi yine mağlup edemedi. Doğaldır, bekliyordum da zaten böyle bir sonucu. Hocanın o maçta çıkardığı kadroya bakarsak gayet yerinde ve "tavşan"sız olduğunu da görebiliriz. Sağbek Ekrem, solbek İsmail, ortada Ferrari' ve Toraman'ın yokluğunda Sivok'un yanında Kaş, bu dörtlünün önünde Necip, Fink, Ernst ileride ise sağda Holosko, ortada Bobo ve solda Tello. Sakat oyuncuları düşünürsek elinde daha iyi bir kadrosu yok Beşiktaş'ın şu anda. Ama olmadı, tempo ve oyun içinde sahaya yayılım gibi teknik konularda İBB'nin gerisinde kaldı Beşiktaş, yine de rakibinden daha çok fırsat geçti eline özellikle maçın ilk yarısında. Bu cumartesi oynanacak lig maçı ise (şayet hava koşulları izin verirse) çok daha zor ve meşakkatli geçecek diye düşünüyorum hem takım hem de biz taraftarlar için. Neticede Beşiktaş kendisi kadar koşabilen her takıma karşı zorlanır bu ligde, Diyarbakır, Manisa ve Kasımpaşa maçları maalesef bunu gösterdi, İBB de aynı sınıftan bir takım...

Gözlemleyebildiğim kadarıyla Beşiktaş taraftarının takımından, şöyle bol paslı, sağlı sollu kanat bindirmeli, yüksek tempoda hücum presli ve neticesinde bol gollü maç beklentisi var ama ne yazık ki çok beklerler. Denizli'nin takımı yukarıda sayılan atraksiyonlardan yalnızca yüksek tempoyu ve yabancı oyuncuların canı istediğinde yarı sahada etkili presi gerçekleştirebiliyor. Diğerleri ciddi ciddi futbol yeteneği ve oyun zekası istediği için taraftarın bu beklentiyle yalnızca kendisini üzdüğü aşikar.

Abondanzieri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder